Ketojenik Diyet

Kilo problemi olan herkesin bir dönem popüler diyetlere heveslenme ve uygulama geçmişi vardır. 1920’li yıllarda asıl amacı epilepsi hastalarının nöbetlerini azaltmada etkili olan ketojenik diyet, kilo kaybı da sağlayabiliyor. Ketojenik Diyet, yeteri kadar protein, düşük karbonhidrat ve yüksek yağ içeren bir diyet türüdür. Mucizevi özelliklere sahip olan beynimiz enerji ihtiyacını karşılamak için öncelikli olarak karbonhidratları kullanır. Ketojenik diyetlerde bulunan yüksek yağ yüzdesi vücudu karbonhidratlar yerine yağ kullanmaya teşvik eder. Böylece vücut ketozise girer ve yağ yakımı desteklenmiş olur.

Böbrek hastaları, hipoglisemisi olanlar ve kolesterolü çok yüksek olanların bu diyeti uygulamaları risklidir. Epilepsi hastaları ve kilo kaybı sağlamak isteyenler, diyetisyen ve doktor kontrolünde bu diyeti uygulayabiliyorlar.

Ketojenik Diyetin çeşitleri ve aşamalarına göre, günlük alınması gereken karbonhidrat miktarı değişmekte ve bu sebepten karbonhidratı çok kısıtlı olan dönemlerde fazla karbonhidrat tüketmek ketozisten çıkmanıza sebep olabilir.

diyetisyen hülya çağatay ketojenik diyet programı

Sık uygulanan birkaç çeşit Ketojenik Diyet örneği vardır.
  • Klasik Ketojenik Diyette, yağın, karbonhidrat ve proteinin toplamına oranı 4’dür.
  • Düşük Glisemik İndeksli Ketojenik Diyet, glisemik indeksi düşük besinler tercih edilerek, enerjinin %10’unun karbonhidratlardan sağlandığı ve ketozise girmeyi yavaşlatan bir diyet türüdür.
  • Orta Zincirli Yağ Asidi(MCT) içeren Ketojenik Diyet, Klasik Ketojenik Diyetten daha fazla karbonhidrat(%15) içerir.
  • Modifiye Atkins Diyeti, Klasik Ketojenik Diyete göre yağın, karbonhidrat ve proteinin toplamına oranının bir olmasıdır.

Ketojenik Diyet fayda mı zarar mı sağlıyor?

Araştırmalara ve çalışmalara göre kilo kaybı sağlamada, yağ yakımını artırmada, özellikle epileptik nöbetlerin kontrolünde ve tokluk hissinin artmasında etkili olduğu bilinen ketojenik diyetin bu yararları göz ardı edilmemeli. Fakat uzun vadede sürdürülebilir bir diyet olmadığı da araştırmalarla desteklenmiştir. Hem olası yan etkileri hem de vücuda olumsuz etkilerinden dolayı ketojenik diyetin tam anlamıyla sağlıklı bir diyet olduğu varsayımı doğru olmaz.  Ketojenik Diyetin kısa süreli uygulanması, istediğimiz kiloya ulaşmamızı sağlayabilir.

  • Ketojenik diyet uygulamak için mutfağımızda olması gereken besinler:
  • Kırmızı et, balık, tavuk ve diğer kümes hayvanları
  • Peynir
  • Yağlı tohumlar (badem, fındık, ceviz, kaju gibi)
  • Avokado
  • Sebzeler
  • Şeker oranı düşük meyveler
  • Sağlıklı yağlar (zeytinyağı, hindistan cevizi yağı, avokado yağı gibi)
  • Fıstık ezmesi (şekersiz)

İleriye dönük ciddi sağlık problemleri yaşamamamız için bu besinlerin yanında bazı takviyeler de almamız gerekebilir. Çünkü vitamin ve minerallerin yetersizliği hem diyeti hem de sağlığımızı olumsuz yönde etkileyebilir.

Gelelim diyetin zorlayıcı kısmına yani yasaklı besinlere! Her başarı hikayesinin geçmişinde sancılı ve zor bir dönem vardır, bu diyet döneminde de bazı alışkanlık ve sevdiğimiz tatlardan vazgeçmemiz gerek en azından bir süreliğine. Bu arada sancılı demişken, mide krampları ve ağrı-acı yaşanan bir diyet değildir korkmayın sakın. Sadece mutfağımızdan bazı besinleri yok etmemiz gerekecek.

Mutfakta görseniz dahi diyetinizin bozulacağı bazı besinler şunlar:
  • Tahıl grubu (ekmek, pilav, makarna, bulgur, yulaf..)
  • Kurubaklagiller
  • Yüksek karbonhidratlı meyveler
  • Bal, pekmez, reçel ve tüm şekerli yiyecekler

Beslenmesinde karbonhidratlara oldukça fazla yer veren insanların Ketojenik Diyeti uygulayabilmeleri biraz daha zor olabilir. Normal beslenmemizde %50-60 lara kadar olan karbonhidrat miktarının % 5-10 düzeyine kadar inmesi bireyin zorlanmasına sebep olabiliyor. Ketojenik Diyette yağ oranı %70 lere kadar çıkmakta, protein %25 civarında ve karbonhidrat %5-10 miktarında ayarlanır. Yağ oranının fazla olması ilk günlerde garipsenebiliyor fakat sonrasında diyete tam uyum sağlayabiliyor.

Diyet uygulama sürecinde ilk haftalar zorlu geçebilir çünkü alışkanlıkları bir anda bırakmak zor olabilir. Ama zorlu süreci atlattıktan sonra daha tok hissedeceksiniz ve karbonhidrat tüketme isteğiniz azalmış olacak. Ketojenik Diyetin tok tutma sebebi henüz kanıtlanmamış fakat bazı bilinen sebepleri var. Yeterli protein tüketmek, ana-ara öğün düzeni sağlamak, bol lifli beslenmek yani diyette sebzelere daha çok yer vermek tok kalmamızın sebepleri arasında yer alabilir.

Ketojenik Diyet internet ya da başka kaynaklardan ulaşılan bilgilerle sürdürülebilen bir diyet değildir. Mutlaka diyetisyen ve gerekirse doktor kontrolünde uygulanmalıdır. Kısa süreli uygulanması ile hayal etiğimiz bedenlere kavuşabileceğimiz bir diyet olabilir. Uzun süreli uygulanması hem sürdürülebilir değil hem de sağlık açısından riskli olabilir.

Leave a reply